Öne Çıkanlar Devlet Şehit Sisko Al-cezireye yeni

Erdoğan'a yapılan eleştiriye çok kızdı !
 Elazığ'da düzenlenen ‘Kerpiç Yapılar ve Deprem Gerçeği’ konulu panelinde konuşan Prof.Dr. Naci Görür, Doğu Anadolu fay hattının 7'den büyük deprem üretme kapasitesine sahip olduğunu söyledi.

Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu'nda düzenlenen panele, Elazığ Valisi Muammer Erol, Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Şekerdağ, Mimarlar Odası Başkanı Mithat Çoşkun ile daire müdürleri ve çok sayıda kişi katıldı. Oturum başkanlığını Yüksek Mimar Oktay Ekinci'nin yaptığı panele İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Mühendisliği öğretim üyesi Prof.Dr. Naci Görür, Yüksek Mimar Bayazıt Büyükyıldırım ve Doç.Dr. Bilge Işık'ın yaptığı panelden önce konuşan Elazığ Mimarlar Odası 2'nci Başkanı Erkan Karakaya, Elazığ depremini kerpiç evlere bağlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştirdi.

Deprem ve kerpiç evlere yabancı olmadıklarını anlatan Karakaya, 8 Mart'ta meydana gelen 6 büyüklüğündeki depremde 52 kişinin öldüğünü hatırlatarak şöyle dedi:
“Topraklarının yüzde 90’ından fazla bölümü deprem riski altında olan ülkemiz için pek de sürpriz olmayan bu deprem sonrasında başta Başbakanımız olmak üzere yetkililer işin temelindeki sorunları görmezden gelerek ve gerçekleri gizleyerek, alelacele bir suçlu aramış ve bu deprem için de suçluyu kerpiç yapılar olarak ilan etmişlerdir. Bu depremden sonra yetkililer her depremden sonraki alışkanlıkla kriz masaları kurulmuş, afet bölgesine deprem sonrası yapılan yardımlar listeler halinde basına sunulmuş ve ölenlerimizin arkasından rahmet dileyerek, ülkemizin başka coğrafyasında yeni oluşacak bir depreme kadar kendilerince görevlerini yapmış olmanın huzuru içerisinde yıkımı ve can kayıplarını unutulmaya bırakmışlardır. Ancak Elazığ depreminin ardından Başbakanımızın ağzından çıkan ‘Şu ana kadar kaybettiklerimiz en büyük üzüntümüz, hüznümüz şüphesiz ki bu bölgenin yerel mimari anlayışı kerpiç yapılanmadır. Bu kerpiç yapılanmanın da ne yazık ki faturası ve bedeli ağır olmuştur' sözleri hafızalara kazındı. Başbakanımızın bu sözleriyle, 6 büyüklüğündeki bu depreme neden bu kadar çok can kaybı olduğu ve neyin neden olduğu kamuoyuna açıklanmış ve suçlu bulunmuştur. Bu da kerpiçtir. Hiçbir bilimselliğe ve gerçekliğe dayanmadan, sadece yüzeysel gözlemlere dayanarak söylenmiş bu sözler, hele de ülkenin en üst yetkilisince telaffuz edilince pek çok kişinin de bu söylem çerçevesinde depremin sonuçlarını sorgulamanın kerpiç üzerinden tartışılmasını doğal karşılamıştır.“

VALİ SİNİRLENDİ

Karakaya’nın konuşması üzerine Vali Muammer Erol, “Burada bir konuşma yapmazsam karnım ağrır” diyerek kürsüye çıktı. Erol, depremden sonra yapılanları küçümseyen, hiç sayan ve arkasından kerpiç, betonarme yerine kerpici öneren anlayışı ‘kutladığını' söyledi. Vali Erol, “Betonarme yapıları bırakacağız, sizin bu çok yani mimari mesleğinizin bilgisinden tecrübesinden kaynaklanan bu ifadelerinizi rehber alarak kerpiç yapılar yapacağız. Teşekkür ederim, sağolun” diyerek, kürsüyü terk etti.
Gerginlik üzerine oturum başkanı Yüksek Mimar Oktay Ekinci, söz alarak, “Ben inanıyorum ki biraz sonraki sunumlarda sayın valimizi heyecanlandıran dünyadan bazı örnekleri arkadaşlarımız bizlerle paylaşacak. Tabii şöyle bir gerçek var. Kerpiç yapının çok da sağlam olmadığı yönündeki kanaat, Sayın Başbakanımıza ait değil topluma ait bir kanaattir. Sayın Başbakanımız da bu topluma ait kanaatin sözcüsü olmuştur” dedi.
Prof.Dr. Naci Görür, olası deprem gerçeğini bir kez daha ortaya koydu. Doğu Anadolu fayı üzerinde yapılan çalışmaların, bu fayın 7’den büyük deprem üretebileceğini ortaya çıkardığını belirten Görür, şunları söyledi:

“21'inci yüzyıla girdik ama bugüne kadar büyüklüğü 5.5'ten fazla olan yani Elazığ’daki son depremi bu boyutlarda düşünürseniz ondan daha büyük olan depremlerin sayısı 18'dir. Elazığ yani Sivrice’nin Kuzey Doğusuna doğru Palu’ya doğru büyük bir deprem olduğundan hemen Sivrice’nin Güneyindeki kolu da tetikleyip kırıyor. 1874 ve 1875'te büyüklüğü 7 boyutunda depremler oldu. Tabii bu boyuttaki depremlerin tekrarlanması durumunda Elazığ kenti çok büyük darbe alır. Bundan hiç kuşkunuz olmasın. Malatya çevresi daha kritik. Malatya çevresinin de daha kritik olmasının nedeni o bölgenin; buradan sadece Doğu Anadolu Fayı değil, bu fayın kolu olan diyelim Sün ve Ovacık fayları da mevcut. Bu iki fayın, Doğu Anadolu Fayı ile olan karmaşık ilişkisi bu bölgede daha büyük deprem üretiyor ve öyle anlaşılıyor. Malatya, Elazığ ve Maraş'ın uzun dönem yerleşim alanları olması da bu deprem kayıtlarının ortaya konulmasına neden oluyor. 1544 Kahramanmaraş depremi ki, bu çok dikkat edilmesi gereken bir depremdir. Çünkü bu tarihten sonra Kahramanmaraş bölgesinde olmuş bir büyük deprem yok. Dolayısıyla o bölge yer bilimcilerin düşüncesi ve çalışmalarına göre son derece tehlikeli bir bölge. 500 yıldan beri orada enerji birikimi var ve o enerjiyi boşaltacak büyük bir deprem olmamış.”

Sivrice-Bingöl arasında uzak bir gelecekte olmayacak büyük bir depremin beklenebileceğini anlatan Prof.Dr. Görür, riskli bölgeler arasında Palu-Bingöl ve Kahramanmaraş-Türkoğlu'nun gösterilebileceğini vurgularken “Buralardan gerçekten korkuyoruz ve hükümeti, yerel yetkilileri buralar hakkında sürekli uyarıyoruz. Bu nedenle bu bölgeler birinci derecede tehlikeli alanlar. Keza Malatya’nın da çok dikkat edilmesi gereken bir kent olduğunu düşünüyoruz” dedi.
Loading...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.