Yeminime değil,Kişiliğime inanın!
 
     Gül bahçesinde dolaşırken ,gözlerini kapatırsan,sadece güllerin kokusuyla ruhunu besleye bilirsin.
   Ruhuna ne verirsen,senin etrafına salacağın koku o olur.
   Sarmısak yiyorsan,ağzının kokacağını unutamazsın.
 
   İnsanların kokularını hissede bildiğimizde,o insanın kişiliğini de anlamış olabiliriz.
 
   Kişilik neydi ki!
Kişilik sahibi olmadan yaşayan insanlar  var mıydı!?
 
   Kişilik,insanın kendisini yansıtma halidir.
Her insana özgü kişilik hali mevcuttur.
Kişilik;insanları birbirinden ayıran farklılıktır.
    Duygu ,düşünce,olaylar karşısındaki tutum ve davranış biçimi,insanlar ile olan hal ve hareketleri...
İnsanın kişiliğinin nasıl bir yapıda olduğunu sahneler.
   Ve insan o sahnede bedeniyle rol alır.
Kişilik sahibi olmak ,çocuklukta kazanılmaya başlanır.
3 yaşında bile kişilik kazanılmıştır.
   Kişilik kazanılırken,ailenin elbette çevrenin tutumu rol oynar.
 
   Bir çocuğa güvenilir ve her şeyi başara bileceği duygusunu vermez iseniz, o çocuk sürekli başkalarını kullanmayı öğrenecektir.
 
  Çocuklar ne anlar deyipte,yanlarında yapılan konuşmalar aslında bir eğtimin basamaklarıdır.
   Dedikodu ,iftira ,hakka tecavüz....İle hareket  eden ebeveynlerin çocuklarına
Kişiliksizliği aşıladıklarının farkına vardıklarında çok geç olduğunu anlaya bilirler.
Genelde anlamazlar.Lakin kendileride aynı hayatı yaşarlar.
 
    Kişiliksizlik insanın kaderine yansır.
Evet,kaderi yazan şüphesiz Allahü Tealadır.
Mamafih,yaradan kullarının tercihlerini yaratmadan bildiği için,kullarının istek ve davranışlarına göre bir kader çizgisi belirler.
   Anne adayları hamileliklerinde dahi dikkatli hareket etmeliler.
Haram ve yalan dolan ile beslediği bedenininden ,beslenen bebeğine yapabileceği en büyük kötülüktür.
 
    Kişiliksiz olan insanlardaki en belirgin özellik ise kendilerini insanlardan üstün görmektir.
Kendi yalanlarına en çok inanda kişilik sahibi olamayanlardır.
   Böyle insanlar genellikle kendisi gibi bir kişilik kazanamamış insanlar ile arkadaşlık kurabilirler.
Aslında şahsiyetsiz insanların dostu olamaz.
   Velakin,kendisinin dürüst olmadığını çok iyi bildiğinden ,diğer insanlarında aynı olduğu kanısı ile hayat sürerler.
 
  Yabanlık karekteri olan beşerler
Daima mutsuzlardır.
 
    Mutluk onlar için ,kişiliği ile çevresinde taktir toplamış ve sevilen insanlar hakkında yalan ve iftiralar ile
Söylemler yapıp,inanmalarını sağladıkları zamanlarda yaşadıkları duygudan ibarettir.
 
   İnsanlar konuşma şekilleri ve ilgi alanlarıyla karekterlerini belirtirler.
 
    Şahsiyet kazanmamış insanın ruhu ,şeytana satılmış bir hayattan ibaredir.
   Kul,ruhunu fazilet ile kemale eriştirmez ise,çöldeki bir ağaç misali,
Kuru bir bedene sahipsindir.
 
 
     İnsanlar yaşadıkları olaylardan anlam çıkarmasını öğrenmemiş ve her şerli yaşanmışlıklardan sonra bir güzelliğin mutlak gizli olduğunu anlayamıyor ise ,
  ve zorluklar yaşadığı anlarda hayatındaki yada çevresindeki insanları
Harcıya biliyorsa, o insan da mutlak kişilik bozukluğu sabittir.
   Tedavi olmak zorundadır.
Çünkü bu tür kişiler toplumun sürekli
Var olan ve ürüyen "Bit'leridir"
Yani kan emici sülükleridir.
   Asalaklarıdır.
 
Ebeveyinler ve eğitimciler bu konuda Beraber hareket etmeliler ki,
 Kişilik kazanma yaşlarında güçlü ve faziletli karekterler yetişmesine vesile olsunlar.
 
    Karektersizlik bir kader değildir.
İnsanın kendi kazandığı bir ruh yapısıdır.
 
Karakter sahibi bir insan; ne istediğini biIen, duyguIarına boyun eğmeyen, sağIam prensipIerIe hareket eden insandır. (Anonım)
 
 
 
 
Kişiliklerimizi, merhamet ve sevgi vitaminleriyle besleyelim.
Sevgili okurlarım.


 
 
 
 
 
 
 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.