Ak Parti iktidarının onca büyük projelerinden birisinin, belki de en büyüğünün “ Kanal İstanbul” projesi olduğu malumdur.

Lozan Antlaşması ( 24 Temmuz 1923) hükümlerine göre İstanbul Boğazı’nı kullanan belirli devletlerin ticari gemilerinden tek kuruş bile alamıyoruz.

Hâlbuki Panama Kanalı, Süveyş Kanalı ve Cebelitarık Boğazı’ndan geçişler ücreti olup Fas, İngiltere ve İspanya, Cebelitarık Boğazı’ndaki; Mısır, Süveyş Kanalı’ndaki; Panama ise Panama Kanalı’ndaki geçişlerden önemli ölçüde gelir elde etmektedir.

Murat Bardakçı’nın 25 Temmuz 2012’de Habertürk Gazetesi’nde yayınlanan yazısında

“ Türkiye, Boğazlar üzerindeki hâkimiyetinden 24 Nisan 2023’ü 25 Nisan 2023’e bağlayan gece yarısı tamamen vazgeçecek ve bölge, anlaşmada imzası bulunan diğer devletlerin de hâkimiyeti altına girecektir” demektedir.

Durum böyle olunca 24 Nisan 2023, Boğazlara hâkim olacağımız son gün anlamına geliyor.

Bu tarihten sonra tüm gemiler boğazdan ücret ödemeden geçecektir.

Normalde yılda boğaz geçişlerinde 40 milyar dolar kazanacakken bu gelirden mahrum kalıyoruz.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bundan hareketle İngiltere ve batılı ülkelerin istemediği Kanal İstanbul projesini başlatarak Türk tarihi açısından bir çığır açmak istemektedir.

Mısır hükümeti çok sıkıntılı olan Süveyş Kanalı’ndaki geçişleri rahatlatmak için eski Süveyş Kanalın paralelinde bir kanal açtı.

Yer yer eski Süveyş kanalının da kullanıldığı yeni kanalla önemli ölçüde gelire kavuştu.

Kanal İstanbul projesiyle Türkiye, İstanbul Boğazındaki bedava geçişleri ve tehlikeli madde taşıyan tanker geçişlerini buraya yönlendirerek tankerlerin boğaz geçişi sırasında meydana gelmesi muhtemel kazaları önlemek ve önemli bir gelir kalemine kavuşmak istiyor.

Bu proje yanında Almanya’nın yapılmasını istemediği 3. Hava alanı inşaatının başlatılması,

Yavuz Sultan Selim Köprüsünün yapılması, Marmaray ve nükleer santrallerinin yapılması, İsrail gibi terörist bir devletin ilk defa Türkiye’den özür dilemek zorunda bırakılması, Cumhurbaşkanımız tarafından batılı liderlerin iki yüzlülüklerinin yüzlerine haykırılması Malazgirt’in kuyruk acısını unutamayan batı dünyasını ve içimizdeki iş birlikçilerini kudurttu. 

Bu ise Türkiye’de kıyamet senaryolarının hazırlanıp uygulanmasına sebep oldu.

Gezi eylemleri başlatıldı, terör olayları ateşlendi, canlı bombalar kendini patlatmaya başladı,

Güney doğuda kurtarılmış bölgeler ilan edilmeye, 17- 25 Aralık kumpasları kurulmaya, güney sınırlarımızda PYD devletini kurma hazırlıkları devam edilip 15 Temmuz darbe girişimiyle Erdoğan’ı saf dışı bırakıp Ak Parti iktidarını devirmek hedeflendi.

Allah’ın takdiriyle bu sinsi planların hiç biri başarıya ulaşmadı.

Diğer projeler başarı ile tamamlandı.

3. Havalimanı bittiğinde Almanya, hava uçuşlarındaki üstünlüğünü kaybedecektir.

Kanal İstanbul bittiğinde Marmara Denizi ikinci defa Karadeniz’le birleşecek, kanalın iki ucuna Manhattan modeli gökdelen ve kongre merkezleri inşa edilecek, durum tersine dönecek boğaz geçişlerinde kasamıza önemli miktarda para girecektir.

Türkiye’nin başına örülmek istenen çorap tezgâh üstüne tezgâh kurmakla uğraşanların başına geçecek ve Türkiye, dünyanın gelişmiş sanayi ülkelerinden biri haline gelecektir.

Kalın sağlıcakla.

22.06.2016

Gürbüz Battal

 

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.